Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Genel Kurulunda görüşmeleri devam eden “Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi” kapsamında partisinin adına konuştu.
Bakırhan, konuşmasında Kürt meselesinin çatışma yerine hukuk ve siyaset zemininde ele alınması gerektiğini kaydetti.
BAKIRHAN: BU YASA TAVİZ DEĞİLDİR
Bakırhan, konuşmasında özellikle Türk vatandaşlarına seslenerek, sürecin ülkenin bütünlüğünü tehdit etmediğini belirterek, “Bu yasa taviz değildir, yenme ve yenilme değildir. Türk kardeşlerime sesleniyorum. Bu süreçte sizden eksilen bir şey yoktur. Bu süreç Türkiye’yi refaha kavuşturacak. Ülkenin bütünlüğünü tartışmaya açmıyoruz. Bu ülkeyi bölünmeye yaklaştıran şey çatışmadır. Kürtler ayrılmak istese burada olmazdık. Vatan ortaktır” ifadelerini kullandı.
“TARİHE GEÇİŞE TANIKLIK EDİYORUZ”
Türkiye’nin önemli bir dönemeçten geçtiğini belirten Bakırhan, “Bugün ülkemizin kaderini ilgilendiren önemli bir gündemi görüşmek için bir aradayız. Bir asırlık Kürt meselesi çatışmanın gölgesinde, hukukun zemininde taşınıyor. Biz burada bu tarihe geçişe tanıklık ediyoruz. Kürt meselesinin Cumhuriyet’in ilk yıllarından itibaren farklı olağanüstü uygulamalarla yönetildi. Bu yaklaşım ülkeye ağır bedeller ödetti.”
“YENİ BİR TARİHİN ÖNÜNÜ AÇILMALI”
Parlamentonun sürecin çözümünde sorumluluk üstlenmesi gerektiğini dile getiren Bakırhan, ortak tarih ve gelecek vurgusu yaparak, “Parlamento bu meseleyi siyaset ve müzakereyle çözme sorumluluğuyla karşı karşıyadır. Bu aynı zamanda ortak tarihimize ve ortak geleceğimize karşı Meclisin bir sorumluluğudur. 1064 yılında Kars’ta Şeddadiler ile Selçuklular arasında başlayan ortak kader ve hukuka, 1071 Malazgirt Zaferi, Türkiye’nin geçmişteki ortaklıklarını demokratik ve eşitlikçi ilkeler doğrultusunda yeniden güncelleme fırsatı bulunuyor. Biliyoruz ki tarihe geçecek günler güçlü bir irade gerektirir. Bu irade bugün bu Mecliste vardır” diye konuştu.
“SÜRECİN KURUCU ROLLERİNİN HAKKINI VERİYORUZ”
Bakırkan, "Sürece imkan sağlayan Öcalan'ın kurucu rolünün altını çizmek istiyorum. Kendisinin çabalarının hakkaniyetle görülmesi gerekir. Özellikle Recep Tayyip Erdoğan, Numan Kurtulmuş ve Devlet Bahçeli'nin süreçteki kurucu rolünün hakkını veriyoruz. Şimdi Türklerin güvenlik kaygısıyla Kürtlerin eşitlik talebini aynı hukuk düzeninde buluşturacak bir ufka bakıyoruz. Orta Doğu'da devletlerin yeniden inşası ve bölgesel düzen ekseninde gerçekleşiyor. 100 yıl önce reddedilen Kürt varlığı bugün Ortadoğu'nun temel dinamiği haline gelmiştir." İfadelerini kullandı.


0 Yorum